"HAYAT, TERENNÜMÜ GÜÇ İLAHİ BİR BESTEDİR." - Zekai Budak (17/12/2017 03:51) | ŞİİR ZAMANI DÖRT YAŞINDA ...NİCE DÖRT YILLARI ŞİİRLE DOLDURALIM,DOĞRU ZAMANDA,DOĞRU YERDE YANİ ŞİİRİN ZAMANINDA .... (19/10/2017 00:14) | Şiir zamanı ailesi umudu besleyen, süsleyen kötü haberlerin olmadığı, bir güzel gün daha diler. (14/07/2017 15:17)


Duyuru

Tülin Şen Altınlı güzel yürekli meleğimiz unutmadık unutturmayacağız  [Devamı]

 İçimizden Bir Cevher Mesut Turgay Kılıçoğlu [Devamı]

Hoşgeldiniz

Özlü Sözler

    Ah, kimselerin vakti yok, durup ince şeyleri anlamaya
    Gülten Akın

Çevrimiçi Üyeler

Yakın zamanda sitemizde 21 üye çevrimiçi oldu.
Üyeleri görebilmek için, üye girişi yapmanız gerekmektedir.

Radyo Istekleri

İyi yayınlar

ben sevdim mi ölümüne severim

 

bu nasıl bir kaçış?
elle tutulur bir rüya gibi yaşadım seni
bir rüya gibi indi gök avuçlarıma
göğsüne sığındığım
batık bir gemi gibi yerinden memnun
demirlerimi sana attığım okyanusumdun
dilim oldun kalemimde
dize dize çözüldüğüm
gözüm oldun
kör gecelerimde güneşi bestelediğim
umudum oldun uçurum eteklerinde
yüreğine tutunduğum
göz yaşım oldun isyanlarımda
kadınlığımda kıskançlığım
yalnızlığımda,
bir idam mangası tüm çıkmazlarıma
dünüm oldun bugünüm oldun
balta girmemiş orman gibi
sevgilerimi sergiledim avuçlarına
yarınlarıma açılacak kapıların
anahtarlarını bağışladım sana
sevdim seni
kadınca duygularımın coşkusuyla
yaşanmamış özlemlerimin adına
insancıl duygularımın doğrultusunda
bir bebeğin masum sığınma duygusunda
sevdim seni
karınca kararınca değil
sevdim seni
kadınca
anlayabiliyor musun?
adam gibi sen de
sevebiliyor musun?
ben sevdim mi ölümüne severim
ölümüne severim...

umut hep içimde
hep benimle
bu yürek zannettiğin kadar zayıf değil
bakma aynalardaki görüntüye
aldanma yalancı gülüşlerdeki sahte ilgiye
bakma ''seviyorum''diye yalandan
etrafında pervane geçinenlere
kaç kişi sana gecelerden çığlık oldu
kaç kişi sana çiğ damlasından sevgi dokudu
kaç kişi kanat oldu rüzgarlarına
kaç kişi dua umutlarına, kaç kişi?
sevdim seni
denizinde dalga gibi
sevdim seni
hamurda maya gibi
sevdim seni
etle tırnak gibi
sevdim seni
yağmurun bulutu sevdiği gibi
toprağın yağmuru sevdiği gibi
yağmur sonrası topraktaki koku gibi
taze ekmek gibi
sevdim seni
canım gibi
ben sevdim mi canına severim
ölümüne severim
ölümüne

 

Nurten Altınok

Nurten Altinok (Üye)
16/01/2018 22:22

iyi yayınlar

Geç kaldım ama yetiştim :)

Nurten Altınok
16/01/2018 22:21

iyi yayınlar

ben de geldim :)

Nurten Altınok
16/01/2018 22:16

Nurten ablama sen seç

Abicim Nurten ablamın şiiri okunmaz mı?

 

Gerçeğin Sesi

 


 
burcu burcu kokuyordu ateşin kızıl rengi ; 
cezbedici
umut ötesi, düş ötesi ..
sarıp sarmalıyordu bedenimizi
en zayıf noktasından ele geçirip hayallerimizi
fırtınada, 
demir atacak bir liman mıydı gönlümüzün beklentisi
 
yaşanmamışları yaşamaktı belki korkak bedenlerde
kaçak duyguların
esiriydi ellerimiz bütünleşen seslerde
kim bilir kimeydi hasretimiz kinimiz hıncımız
belki kendimize
 belki aşksız sadece sevildiğimize
belki;
 terk edilişimize, suskunluğumuza , kahredici
 
burcu burcu kokuyordu ateşin kızıl rengi ; 
cezbedici
kapıldık, 
sen bir pervane ben deli divane lodos esintisi
karaya oturunca geminin dibi
burcu burcu yakıyordu ateşin kızıl rengi
ellerimizde kor alevi, 
gözlerimizde gerçeğin sesi ... 
 

Yasemin Demir (Üye)
16/01/2018 22:09

Şeker Şekeri kıskanmaz.

Otomatik alternatif metin yok.

Ramazan Topoğlu (Üye)
16/01/2018 21:39

VE O SEPETİN KURUTULMUŞUDUR

CANKATAN.:)

 

Ramazan Topoğlu (Üye)
16/01/2018 21:31

MEVSİMİ BİTTİ AMA ŞİMDİDEN CAN ÇEKSİN

 

 

BİZİM KÖYÜN ÜRÜNÜDÜR.

Ramazan Topoğlu (Üye)
16/01/2018 21:30

İsabeyi Nazilli ailecek dinliyor

MESUT AMCA HAYIRLI YAYINLAR DİLERİZ. HERKESE EN İYİ DİLİKLER SUNARIZ. BUGÜNKÜ ŞİİRİ ÖMER EYMEN SEÇTİ. SUNULACAK ŞARKI DA EYMEN'İN. SELAM VE SAYGIYLA ELLERİNİZDEN ÖPERİZ.

 

KURŞUN

Aldatılıyor/muşum anne,

Kandıklarımdı ilk sana inandığımı

Reddederken Tanrı

Bense bir avuç kuru yemiş yemişçesine

Şapırdatırken ağzımı nasıl da kızmıştın.

 

Şile bezi elbisemle hep masum bir çocuktum

Kaybolmadığım yıllardı sanırım:

Zaten hep sanmadım mı ben?

O terazi hep yan çizdi:

Avuçladığım ne ise tombik ellerimle

Ve ne zaman gülsem ağız dolusu

Kardeşimi döverken gecenin bir vakti

Ellerimde yanan bir acı

Acıttığım kadar da acımıştım oysa.

 

Ayrı dünyaları tek bellediğim o yıllardan kalan

Bir sarnıç keza:

Dumura uğrayan bir gök kubbede

Asılı kaldığım yalanına

Melekler bile gülerken…

Ne değişti söyle?

Hala aynıyım:

Hala koşullu ve koşutlu

Belki de kaygısız ve ölümsüz olduğuna

İnanan insanlara imrendiğim kadar/mış

Lakin insanlar hep bana öykündü:

Kâh kırmızı saçlarımda oynaşan güneşe

Ya da sevinç ne zaman kalsa kursağımda…

 

Önce güldüm sonra ağladım ben

Şimdi ise önce ağlayıp

Sonra yine ağlıyorum

Belki de ismimle tezat bir şarkı kadar yalanım,

Demedim farz et sen yine de.

Hem yeni öğrendim anne, neyi mi?

Suç olduğunu gözyaşlarımın

Ve insanlara yaşlarla bile alay ettiğini.

 

Şimdi kurşun kadar ağırım

Aslında tüy kadar hafif olduğum yıllar

Bin asır evvel

Yine yorgunluğun ayaklarına serildiğim

O meczup vakitlerde:

Bir kör şarkıcı

Ve sevdiği kıza ulaşamamanın verdiği acı…

Kimdi?

Kimdim önceleri?

Göz hapsine alınan yollarında aşkın

Ve mutluluğun

Yine dolambaçlı söylemler

Belki de iksir niyetine içtiğim

O şarkılarda kaykılmışlığım

Sonra da dertop olmuş bir şiire susayıp

Serildiğim boylu boyunca

Hem bilirsin sen de:

Nasıl da boyumdan büyük laflar ederdim bir zamanlar

Ve adına umut diyorlardı sanırım.

 

O yabancı teyze ve amcalar

Ve sen hep öfkelenirdin

Ne zaman ki başımı okşasa bir yabancı

Çekerdin beni ansızın

Şehla gözlerinde sokakların

Sakındığın kadar da varmış

Demek ki;

Zamandan kayan sadece hayal ve

Yorgan misali çektiğim

Kurmaca masallarmış

Ta çocukluğumdan kanamaya başladığım da

Delili bunca soytarı kahraman

Sanıp da sakındıklarım;

Sakınıp da yüreğime batan dikenleri

İçimdeki saklı gülün

Oysaki hep beni diken bildi

Zalim insanlar.

 

Ve hep battım ben

Oysaki batan sadece umutlarımdı

Su alan kayıkta

Ben çoktan batmışken

Hayallerin dibine

Yine de vazgeçmedim düş görmekten

Düşe kalka büyümediğimdendir zannımca

Hala içimin kuytularında

Şarkılar söyleyen

O kör şarkıcı

Ve asla kavuşamadığı zengin sevgilisi.

 

Ne öncemde ne an’ımda ne de

Kurduğum dünyamda

Asla barınmadı yalan ve isyan,

Diyemem

Affetsin beni Yaratan.

Sevdiğimden bile mesulüm

Sevdiğim kadar da suçluyum

Sanıkların ilahi tanığı bir göçebe ruhum

Kendinden gitmek bilmeyen

Asılı kaldığıma gök kubbeye

Hala inandığım kadar da

Yalansız, dolansız bir zaman aralığında

Evrildiğimden belki de

Bunca küçük detaylarda boğulduğum gerçeği.

Sen sadece bırakma elimi

Ve avut beni

Asla gerçek olmayacak hikâyelerin

Tetiğini çekerken.

 

Gülüm Çamlısoy

Gülay Uysal (Üye)
16/01/2018 21:19

İsae

 

 

KURŞUN

Aldatılıyor/muşum anne,

Kandıklarımdı ilk sana inandığımı

Reddederken Tanrı

Bense bir avuç kuru yemiş yemişçesine

Şapırdatırken ağzımı nasıl da kızmıştın.

 

Şile bezi elbisemle hep masum bir çocuktum

Kaybolmadığım yıllardı sanırım:

Zaten hep sanmadım mı ben?

O terazi hep yan çizdi:

Avuçladığım ne ise tombik ellerimle

Ve ne zaman gülsem ağız dolusu

Kardeşimi döverken gecenin bir vakti

Ellerimde yanan bir acı

Acıttığım kadar da acımıştım oysa.

 

Ayrı dünyaları tek bellediğim o yıllardan kalan

Bir sarnıç keza:

Dumura uğrayan bir gök kubbede

Asılı kaldığım yalanına

Melekler bile gülerken…

Ne değişti söyle?

Hala aynıyım:

Hala koşullu ve koşutlu

Belki de kaygısız ve ölümsüz olduğuna

İnanan insanlara imrendiğim kadar/mış

Lakin insanlar hep bana öykündü:

Kâh kırmızı saçlarımda oynaşan güneşe

Ya da sevinç ne zaman kalsa kursağımda…

 

Önce güldüm sonra ağladım ben

Şimdi ise önce ağlayıp

Sonra yine ağlıyorum

Belki de ismimle tezat bir şarkı kadar yalanım,

Demedim farz et sen yine de.

Hem yeni öğrendim anne, neyi mi?

Suç olduğunu gözyaşlarımın

Ve insanlara yaşlarla bile alay ettiğini.

 

Şimdi kurşun kadar ağırım

Aslında tüy kadar hafif olduğum yıllar

Bin asır evvel

Yine yorgunluğun ayaklarına serildiğim

O meczup vakitlerde:

Bir kör şarkıcı

Ve sevdiği kıza ulaşamamanın verdiği acı…

Kimdi?

Kimdim önceleri?

Göz hapsine alınan yollarında aşkın

Ve mutluluğun

Yine dolambaçlı söylemler

Belki de iksir niyetine içtiğim

O şarkılarda kaykılmışlığım

Sonra da dertop olmuş bir şiire susayıp

Serildiğim boylu boyunca

Hem bilirsin sen de:

Nasıl da boyumdan büyük laflar ederdim bir zamanlar

Ve adına umut diyorlardı sanırım.

 

O yabancı teyze ve amcalar

Ve sen hep öfkelenirdin

Ne zaman ki başımı okşasa bir yabancı

Çekerdin beni ansızın

Şehla gözlerinde sokakların

Sakındığın kadar da varmış

Demek ki;

Zamandan kayan sadece hayal ve

Yorgan misali çektiğim

Kurmaca masallarmış

Ta çocukluğumdan kanamaya başladığım da

Delili bunca soytarı kahraman

Sanıp da sakındıklarım;

Sakınıp da yüreğime batan dikenleri

İçimdeki saklı gülün

Oysaki hep beni diken bildi

Zalim insanlar.

 

Ve hep battım ben

Oysaki batan sadece umutlarımdı

Su alan kayıkta

Ben çoktan batmışken

Hayallerin dibine

Yine de vazgeçmedim düş görmekten

Düşe kalka büyümediğimdendir zannımca

Hala içimin kuytularında

Şarkılar söyleyen

O kör şarkıcı

Ve asla kavuşamadığı zengin sevgilisi.

 

Ne öncemde ne an’ımda ne de

Kurduğum dünyamda

Asla barınmadı yalan ve isyan,

Diyemem

Affetsin beni Yaratan.

Sevdiğimden bile mesulüm

Sevdiğim kadar da suçluyum

Sanıkların ilahi tanığı bir göçebe ruhum

Kendinden gitmek bilmeyen

Asılı kaldığıma gök kubbeye

Hala inandığım kadar da

Yalansız, dolansız bir zaman aralığında

Evrildiğimden belki de

Bunca küçük detaylarda boğulduğum gerçeği.

Sen sadece bırakma elimi

Ve avut beni

Asla gerçek olmayacak hikâyelerin

Tetiğini çekerken.

 

Gülüm Çamlısoy

Gülay Uysal (Üye)
16/01/2018 21:18

İsae

 

 

KURŞUN

Aldatılıyor/muşum anne,

Kandıklarımdı ilk sana inandığımı

Reddederken Tanrı

Bense bir avuç kuru yemiş yemişçesine

Şapırdatırken ağzımı nasıl da kızmıştın.

 

Şile bezi elbisemle hep masum bir çocuktum

Kaybolmadığım yıllardı sanırım:

Zaten hep sanmadım mı ben?

O terazi hep yan çizdi:

Avuçladığım ne ise tombik ellerimle

Ve ne zaman gülsem ağız dolusu

Kardeşimi döverken gecenin bir vakti

Ellerimde yanan bir acı

Acıttığım kadar da acımıştım oysa.

 

Ayrı dünyaları tek bellediğim o yıllardan kalan

Bir sarnıç keza:

Dumura uğrayan bir gök kubbede

Asılı kaldığım yalanına

Melekler bile gülerken…

Ne değişti söyle?

Hala aynıyım:

Hala koşullu ve koşutlu

Belki de kaygısız ve ölümsüz olduğuna

İnanan insanlara imrendiğim kadar/mış

Lakin insanlar hep bana öykündü:

Kâh kırmızı saçlarımda oynaşan güneşe

Ya da sevinç ne zaman kalsa kursağımda…

 

Önce güldüm sonra ağladım ben

Şimdi ise önce ağlayıp

Sonra yine ağlıyorum

Belki de ismimle tezat bir şarkı kadar yalanım,

Demedim farz et sen yine de.

Hem yeni öğrendim anne, neyi mi?

Suç olduğunu gözyaşlarımın

Ve insanlara yaşlarla bile alay ettiğini.

 

Şimdi kurşun kadar ağırım

Aslında tüy kadar hafif olduğum yıllar

Bin asır evvel

Yine yorgunluğun ayaklarına serildiğim

O meczup vakitlerde:

Bir kör şarkıcı

Ve sevdiği kıza ulaşamamanın verdiği acı…

Kimdi?

Kimdim önceleri?

Göz hapsine alınan yollarında aşkın

Ve mutluluğun

Yine dolambaçlı söylemler

Belki de iksir niyetine içtiğim

O şarkılarda kaykılmışlığım

Sonra da dertop olmuş bir şiire susayıp

Serildiğim boylu boyunca

Hem bilirsin sen de:

Nasıl da boyumdan büyük laflar ederdim bir zamanlar

Ve adına umut diyorlardı sanırım.

 

O yabancı teyze ve amcalar

Ve sen hep öfkelenirdin

Ne zaman ki başımı okşasa bir yabancı

Çekerdin beni ansızın

Şehla gözlerinde sokakların

Sakındığın kadar da varmış

Demek ki;

Zamandan kayan sadece hayal ve

Yorgan misali çektiğim

Kurmaca masallarmış

Ta çocukluğumdan kanamaya başladığım da

Delili bunca soytarı kahraman

Sanıp da sakındıklarım;

Sakınıp da yüreğime batan dikenleri

İçimdeki saklı gülün

Oysaki hep beni diken bildi

Zalim insanlar.

 

Ve hep battım ben

Oysaki batan sadece umutlarımdı

Su alan kayıkta

Ben çoktan batmışken

Hayallerin dibine

Yine de vazgeçmedim düş görmekten

Düşe kalka büyümediğimdendir zannımca

Hala içimin kuytularında

Şarkılar söyleyen

O kör şarkıcı

Ve asla kavuşamadığı zengin sevgilisi.

 

Ne öncemde ne an’ımda ne de

Kurduğum dünyamda

Asla barınmadı yalan ve isyan,

Diyemem

Affetsin beni Yaratan.

Sevdiğimden bile mesulüm

Sevdiğim kadar da suçluyum

Sanıkların ilahi tanığı bir göçebe ruhum

Kendinden gitmek bilmeyen

Asılı kaldığıma gök kubbeye

Hala inandığım kadar da

Yalansız, dolansız bir zaman aralığında

Evrildiğimden belki de

Bunca küçük detaylarda boğulduğum gerçeği.

Sen sadece bırakma elimi

Ve avut beni

Asla gerçek olmayacak hikâyelerin

Tetiğini çekerken.

 

Gülüm Çamlısoy

Gülay Uysal (Üye)
16/01/2018 21:18

türkü olsun Mesut bey

Mesut bey güzel bir yayın diliyorum .Ben bir şiir seçtim türkümüz sizden olsun

 

" İHTİYARLIK "
 
Ellerim yüzlerim hepsi kırıştı,
Ne tez geldi çattı şu ihtiyarlık...
Salyam sümüğe hepten karıştı,
Ne tez geldi çattı, şu ihtiyarlık...
 
***********
 
Ayaklarım tutmaz ellerim titrer,
Sarktı vücuttaki hep bütün etler,
Canım dan bezdirdi beni diyetler,
Ne tez geldi çattı, şu ihtiyarlık...
 
************
 
Yanaklarım çöktü gözüm süzüldü,
Saçlarım ağardı belim büküldü,
Kalmadı dişlerim tek tek döküldü,
Ne tez geldi çattı, şu ihtiyarlık...
 
***********
 
Günlerim inanın acı geçiyor,
Gözlerim uzağı çok az seçiyor,
Ömrüm son demini artık içiyor,
Ne tez geldi çattı, şu ihtiyarlık...
 
************
 
Bıyıklar sakala hepten karıştı,
Vücut hastalıkla çoktan tanıştı,
Bünyem haplara çok çabuk alıştı,
Ne tez geldi çattı, şu ihtiyarlık...
 
***********
 
Hastalık bırakmaz benim peşimi,
Tanıyamaz oldum canım eşimi,
Donuma yaparım artık çişimi,
Ne tez geldi çattı, şu ihtiyarlık...
 
************
 
Kimse bakmaz artık bu yüzlerime,
Perdeler iniyor tüm gözlerime,
Sözüm geçmez şimdi hiç dizlerime,
Ne tez geldi çattı. şu ihtiyarlık...
 
***********
 
Perhizlidir şimdi tüm yiyecekler,
Çocuklar başımda hep nöbet bekler,
Bilmem neden acı gelir gerçekler,
Ne tez geldi çattı, şu ihtiyarlık...
 
************
 
TAŞGIN ım dizimin bağı çözülür,
Gözlerim bakar da hep puslu görür,
Fallara baktırsam mezar görülür,
Ne tez geldi çattı, şu ihtiyarlık...
 
H. S - 6+5=11
 
Zekeriya TAŞGIN
 
Çilekeş
 
15/01/2018 > S.23:12 - Pazartesi ( ANKARA

 

Semra Turan (Üye)
16/01/2018 21:17

Recep Koç kardeşimizden.

Şeker ve Müşfik Adam,
Gölllere sevgi mayalayan adam,

Recep Koç kardeşimiz de aralıklar halinde sitemizdegüzel şiirlerini yayınlar.
Dinleyelim. Şarkımız herkese olsun.

 

Şehre İnat Büyümek

 
 
 
 
biz 
şehre inat büyüdük
intihara meyilli gözyaşlarımızla
 
bu şehir öğretti bize
gölgemizle ayrı saflarda yer almayı
sesimize ihanet etmeyi 
dilimize asılan afişlerle 
ifşa olmamayı 
biz bu şehirde öğrendik
 
ve 
hiç birimiz tanışamadık
doğumdan sonra çalınmış 
ilk yüzümüzle
 
recepkoç

 

www.siirzamani.org yönetim sözcüsü (Üye)
16/01/2018 21:16

ustam bizim için seçer hemde en güzelini

Benim şeker yürekli ustam; ruhumuzu karanlıkta mesai yaptırdığımız günlerden geçiyoruz sabah ezanda karanlıkta yollardayız ,akşam karanlıkta hanemizde belkide bu yüzden hepimizde bir depresif haldir gidiyor,tebessüme hayata şöyle umutla bakmaya muhtaç kaldık nerdeyse eh dolarlarımızda yok bozduracak dolayısı ile ülkemiz gibiyiz her şey biraz muallak her şey biraz yarım ...Şimdi kızkardeşim bu ne karamsarlık deyip kızacaksınız belki ama öyle işte yahu şu karanlığımızı gölde yıkayıp keman sesii eşliğinde yaralarımıza şiir sürmek iyi gelecek be ustam Göğe bakma durağından Turgut uyarı misafir edelim göle ve şöyle arkamıza yaslanalım olmaz mı?

Yeşilçamın bütün güzel yüreklerinden En kocamanından bir turist Ömer selamı çakalım yayının keyfine bakalım

İlgili resim

sadri alışık sözleri hayat demek ile ilgili görsel sonucu

Göğe Bakma Durağı

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım

Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından

Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından

Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar

Şu aranıp duran korkak ellerimi tut

Bu evleri atla bu evleri de bunları da

Göğe bakalım

Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım

İnecek var deriz otobüs durur ineriz

Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya

Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum

Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun

Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam

Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım

Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda

Beni bırak göğe bakalım

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım

Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum

Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi

Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor

Seni aldım bu sunturlu yere getirdim

Sayısız penceren vardı bir bir kapattım

Bana dönesin diye bir bir kapattım

Şimdi otobüs gelir biner gideriz

Dönmeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç

Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin

Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat

Durma kendini hatırlat

Durma göğe bakalım

Turgut Uyar

Yasemin Demir (Üye)
16/01/2018 21:13

Ankara Dikmen'den Burdur'a selamlar efendim

GÖLDEKİ YANSIMALARDAYIZ YİNE ŞEKER ABİMİZE SELAM SAYGILAR. DEMİR MUTLUGİL ŞİİRİNİ SUNUYORUM. GÜZEL YORUMU SİZE AİT EFENDİM.

 

Ateşten Atlayan Su

 
palyaço pudrası can sıkıntım
yüzüm de maske
dilime bakıyorum dönmüyor
gözlerim ki,
rimeli akmış parçalı bulut
kuru ekmek gibiyim,
sultan sofrasında
üç kere öpüp,
serp beni muhabbet kuşlarına
bal dudağımı boya  dudağınla
buse/lik makamında
çiz yalancı gülümsememi
taşır hatta yanağıma
lirik bir şarkı ol
şuh bir kahkaha
sil beni sonra,
silebilirsen ne kadarımı
kendi haline bırak
düşüp,kalkan duygularımı
 
aslında söz verdi,
önümüzdeki bahar
sütlenince Kybele'nin göğüsleri
sütlenince dişi incirler
çiçek tozları serpecek alacalara
güneşime beşibiryerdeler takacak
anların yüz görümlüğü
kuş sesleri biriktirecek
ağaçlar kabuğumda
ateşten atlayacak su
gölgeler halay çekecek,
asıllarıyla nevruzumda
laf aramızda,
kalsan diyorum bahara kadar
sağsak yarını birlikte
ne kaldı ki şunun şurasında
 
 
 
suadiyeocakikibinonsekiz
Demir Mutlugil

 

 

Gönül Tuna (Üye)
16/01/2018 21:11

Nilüfer Hocamın şiiri

BİLSEN


Kaç bakışım yarım kaldı bilsen
İçimde bir Şirin büyüttüm
Seni gözlerken aklı dağlarda


Özlem beni kavurdu sevdiğim
Sızım sızım sızlarken gecelerim
Yastığım sırdaşım oldu hep
Karanlıkta yaslı gözyaşlarımı silerken
Dillendi durdu 
Aşıyan hasretlerimi sıvası çatlamış odamın 
Duvarları bilir
Bir yanım cehennem yangınları süzerken
Diğer yanım hep dondu yokluğunda


Sürgünüyüm şimdi aklımın
Sürgünüyüm şimdi yüreğimin göğünü kanatan
O yol bekleyen zamansız nöbetlerimin
Akabinde diri diri yüreğimin kabrine gömdüğüm
Çocuk duygularımın 
Sürgünüyüm işte
Ruhumun bedenimde yabacı gören yokluğunda


Zili seni çalıyor gönül kapımın 
Melodisi seni andırır en sevdiğim şarkının
Kuşlar seni şakırdar gurbet düşlerimde
Ya ben
Ben kefen sarıyorum
Sana sancıyan yaralı ciğerlerime
Yudumlarken boğazıma dizilen son çaydaki teselli 
Ve yudumlarken boğazıma düğümlenen 
Hasretin acı tadında


Kaç umudumun boynu bükük kaldı bilsen 
Sen geleceksin diye avunduğum


NİLÜFER SARP.
10.OCAK.2018

 

Ramazan Topoğlu (Üye)
16/01/2018 21:08

Şeker Adam, iyi akşamlar ve iyi yayınlar.

Değerli Şeker Adamı,
Mesutumuz,
Geçen hafta bitkin düşüren kış rahatsızlıkları için yayının bir bölümünü dinleyebildik. Bu hafta şükür iyiyiz. Özlendiniz. 

Gizem bugün çok duygulanmış. Gönderdiğin resim için.
Ben de buruklaştım. 

Herkese sağlık iyilik güzellik dilerim.


Taylan Koç şiirini dinleyelim. Saygılarımla.

 

Bir avuç köz....

 
 
Görsel sonucu
 
Geceleri çok severdim
Hiç üşümezdi yorgan altında kalan tenim…
 
Her sabah 
Duvarlarımızdan işleyen
Soğuk karşılardı
Yüzümüzün 
Yorgan üstü/ayaz yemiş yanını 
 
Ki;
Her akşam
Annemin umuduydu 
Sobada 
Bir avuç közün olması 
Gün/aydınlığına 
Yine de
Sabaha hiç köz
Olmazdı
Soğuktu hep uyanışlarımız
 
Ve
Ben
Kalkınca sadece ayak uçlarıma bakardım
Çekiştirip 
Kazağımın kollarını 
Üşümesin diye
Parmaklarımı saklardım 
Göremezdi kimse ellerimi
 
Ellerim yoktu
Annem kızardı
 
Aldırmazdım!
 
Tek derdim
Basınca bulutlara gömülen
Deliksiz bir ayakkabıydı
Kafamın
Çocuk köşelerine saklanan düşünde
 
Oysa
zamanlar
Düşlerinin peşinden koşanlar 
Vuruluyordu ülkenin sokaklarında 
 
O yüzden
Ben
Çocukluğumda 
Vazgeçtim
Düşlerimi kovalamaktan
Düşlerinde
Vurulmasın diye insan
 
 
Taylan KOÇ

 

Ramazan Topoğlu (Üye)
16/01/2018 21:05

nazilli hazır

fırat avcı'dan ıssız adam şiirini dinlemek istiyoruz, nazilli'den selam saygılar sunuyoruz

 

Issız adam

 
 
Issız bir kalem
Dipsiz kağıtlar
Uçsuz bucaksız yazılar
Siyah yazlar
Gökyüzünü kızakla kat ediyorum
Payıma razıyım yeryüzündeki
Alımlı çizgilere komşuyum
Akordiyon çalıyorum loş bir sokakta
Ucuz şarap içiyorum
Gümüşi renklere boyuyorum kuş kanatlarını
Kalem ıssız
Dipsiz kağıtlar
Deniz ortasındayım
Ve ıssız adam...
 
Elimi tutuyor bir balık
Bazı balonların elini tutuyorum
Balık ölüyor
Ve içleri boşalıyor balonların
Elime tutuşturuyorlar hayatı
Bunca el, bunca hayat
El oluyor hepsi
Sonumda...

 

Fırat Avcı |

 

 

Sibel Otamış (Üye)
16/01/2018 20:59

İstanbul'dan selam ve hürmetler

İSTANBULDAN BEN VE EŞİM SELAM VE SAYGILAR SUNAR. DİNLETECEK OLDUĞUNUZ ŞİİR VE ŞARKILARDAN BAŞTA TEŞEKKÜR EDERİZ.  KADİR YATAĞAN IN SEN GÜLÜMSE HAYATA ŞİİRİNİ SEÇTİK. ŞARKIMIZ FALIMIZ

 

SEN GÜLÜMSE HAYATA

Gittin ama kara gözlüm Bilsen, neler götürdün benden Bilsen ne darbeler yaşadı Zavallı yüreğim... Bilmem, hiç aklına gelir mi? Sen gideli Öylesine yapayalnız Öylesine çaresiz olduğum!.. Neye yarar Bundan sonra beni düşünmen... Sanma ki avutur beni Senden gelen bir haber Sanma ki Gelsen dahi kabullenirim seni... Bunca azap sonrası Yine de pişman değilim Seni tanıdığıma Yine de pişman değilim Seni sevdiğime... Artık arama beni Sorma ne olur Ben ağlasam da;
Sen gülümse hayata...

 

Ali Kurenoğlu2 (Üye)
16/01/2018 20:56

Duygulandırdın beni Şeker Amcam

Sevgili Şeker Amcam,
Güzel ve şeker yayınlar diler, sevgiler sunarım, gönderdiğin resimden duygulandım. Şiir Zamanı kuruluş yıl dönümünde Abdurrahim amca siz ve babam bizim salonda güzel gün geçirmiştiniz. Yasemin abla yayın yapıyordu. Hayat acımasız yarın ne olacağı belli olmuyo.

Şiir yine benden, şarkım senden. Ellerinden öptüm.

 

Adım İsmigül Sadece

oturmuşum gecenin gölgesine 
sırtımda ayaz 
gözümde sitem
doğacak güneşi boyarım yüzünle
ışıkları kirpik 
lekesi gamze
gülüşünde derinleşecek bendeki kara sevdan 
öleceğim ya 
sen gülmene devam et yine... 

biliyorum 
kıstırılmış bir gün getirecek güneş bana 
olsun
insanım ve yürek taşıyorum seninle soluyan göğsümde... 

oysa 
bekaretimin çevresini sarmış şahan kuşları 
bir damla kanda açar namus çiçeğim 
yaprağını kurutup gönderdim diye yare 
kararı verildi can pazarında canımın 
nehirlere atıldım, iple boğuldum 
kardeş kurşunuyla vuruldum sokak ortası
pencerelerim kapatıldı, karanlığa soyundum... 

hani ne demişti Ahmet Arif? 
"aç kaldım
susuz kaldım 
hayın, karanlıktı gece 
terk etmedi sevdan beni!.."

işte bu meyanda 
seni düşünüp ölümü 
ölümü düşünüp seni seviyorum
bir çarkın döngüsündeyim şimdi 
kırmızı sular boşalıyor nehirlerden gözümün mavisine 
irislerim doluyor 
seyrediyor yıldız işli yüzüyle 
bana sunulan günü 
iki yanıma dikilmiş iki gece... 

terk et beni! 
ben ne çiçeğim 
ne de kadın
adım İsmigül sadece.....

 

 

Tayyibe Atay

 

Gizem Gökşen Topoğlu (Üye)
16/01/2018 20:51

seçim sizden olsun

Efendim kulağımız sizde hayırlı yayınlar diliyorum bir şiirde ben seçtim tüm şiir zamanı dostlarına selam olsun

 

KURŞUN

Aldatılıyor/muşum anne,

Kandıklarımdı ilk sana inandığımı

Reddederken Tanrı

Bense bir avuç kuru yemiş yemişçesine

Şapırdatırken ağzımı nasıl da kızmıştın.

 

Şile bezi elbisemle hep masum bir çocuktum

Kaybolmadığım yıllardı sanırım:

Zaten hep sanmadım mı ben?

O terazi hep yan çizdi:

Avuçladığım ne ise tombik ellerimle

Ve ne zaman gülsem ağız dolusu

Kardeşimi döverken gecenin bir vakti

Ellerimde yanan bir acı

Acıttığım kadar da acımıştım oysa.

 

Ayrı dünyaları tek bellediğim o yıllardan kalan

Bir sarnıç keza:

Dumura uğrayan bir gök kubbede

Asılı kaldığım yalanına

Melekler bile gülerken…

Ne değişti söyle?

Hala aynıyım:

Hala koşullu ve koşutlu

Belki de kaygısız ve ölümsüz olduğuna

İnanan insanlara imrendiğim kadar/mış

Lakin insanlar hep bana öykündü:

Kâh kırmızı saçlarımda oynaşan güneşe

Ya da sevinç ne zaman kalsa kursağımda…

 

Önce güldüm sonra ağladım ben

Şimdi ise önce ağlayıp

Sonra yine ağlıyorum

Belki de ismimle tezat bir şarkı kadar yalanım,

Demedim farz et sen yine de.

Hem yeni öğrendim anne, neyi mi?

Suç olduğunu gözyaşlarımın

Ve insanlara yaşlarla bile alay ettiğini.

 

Şimdi kurşun kadar ağırım

Aslında tüy kadar hafif olduğum yıllar

Bin asır evvel

Yine yorgunluğun ayaklarına serildiğim

O meczup vakitlerde:

Bir kör şarkıcı

Ve sevdiği kıza ulaşamamanın verdiği acı…

Kimdi?

Kimdim önceleri?

Göz hapsine alınan yollarında aşkın

Ve mutluluğun

Yine dolambaçlı söylemler

Belki de iksir niyetine içtiğim

O şarkılarda kaykılmışlığım

Sonra da dertop olmuş bir şiire susayıp

Serildiğim boylu boyunca

Hem bilirsin sen de:

Nasıl da boyumdan büyük laflar ederdim bir zamanlar

Ve adına umut diyorlardı sanırım.

 

O yabancı teyze ve amcalar

Ve sen hep öfkelenirdin

Ne zaman ki başımı okşasa bir yabancı

Çekerdin beni ansızın

Şehla gözlerinde sokakların

Sakındığın kadar da varmış

Demek ki;

Zamandan kayan sadece hayal ve

Yorgan misali çektiğim

Kurmaca masallarmış

Ta çocukluğumdan kanamaya başladığım da

Delili bunca soytarı kahraman

Sanıp da sakındıklarım;

Sakınıp da yüreğime batan dikenleri

İçimdeki saklı gülün

Oysaki hep beni diken bildi

Zalim insanlar.

 

Ve hep battım ben

Oysaki batan sadece umutlarımdı

Su alan kayıkta

Ben çoktan batmışken

Hayallerin dibine

Yine de vazgeçmedim düş görmekten

Düşe kalka büyümediğimdendir zannımca

Hala içimin kuytularında

Şarkılar söyleyen

O kör şarkıcı

Ve asla kavuşamadığı zengin sevgilisi.

 

Ne öncemde ne an’ımda ne de

Kurduğum dünyamda

Asla barınmadı yalan ve isyan,

Diyemem

Affetsin beni Yaratan.

Sevdiğimden bile mesulüm

Sevdiğim kadar da suçluyum

Sanıkların ilahi tanığı bir göçebe ruhum

Kendinden gitmek bilmeyen

Asılı kaldığıma gök kubbeye

Hala inandığım kadar da

Yalansız, dolansız bir zaman aralığında

Evrildiğimden belki de

Bunca küçük detaylarda boğulduğum gerçeği.

Sen sadece bırakma elimi

Ve avut beni

Asla gerçek olmayacak hikâyelerin

Tetiğini çekerken.

 

Zekiye Yanar (Üye)
16/01/2018 20:43

Radyo


Siz de Dinleyin:

Son Yorumlar

Lara Naz Yıldız
Gülkuyruk
 :))) çok şeker... bizim paspas'a benzettim...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
//*EMPERYAL ÖPÜŞLER…
İzninizle, ayakta alkışlıyorum. yüreğiniz...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
İSTER
Tam olduğum/ olduğun yerdeydi  aŞk hata ta...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
İngiltere'de Yalnızlık Bakanlığı
Ama ölürken yalnız oluyoruz ahmet bey, asıl o ...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
EMİN ELLERDE
Yazımı en zor şiirlerden biri bildiğim kadarı...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
***ZORDAYIM BEN BU GECE ***
Su gibi akıp gitti okurken. anlamam ben şiirden ...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
İyi bak sana
kendine kalıyor insan eninde sonunda...iyi niye...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
Yat Gölgeme
Kayıp ülke'yi buldunuz galiba! :))) ben halâ ki...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
Bir dilim elma
Tarih tekerrürden ibarettir. adem ile havva mesel...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Lara Naz Yıldız
Ağzı Köpüklü Kısrak
Bir de " ölsem de bir kalsam da bir " durumu var ...
(Lara Naz Yıldız tarafından)
Devamı
Zekai Budak
Sitemimdir
günün seçkisini ve şairini Şİİr zamani ol...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Zekai Budak
İyi bak sana
günün seçkisini ve şairini Şİİr zamani ol...
(Zekai Budak tarafından)
Devamı
Kadir  Yatağan
BU NAÇİZ ŞİİR
'bu naçiz Şiir' başlıklı şiirimi beğener...
(Kadir Yatağan tarafından)
Devamı
Metin Soydeveli
Aceleniz Ne Beyler
Teşekkür ve sevgilerimle. ...
(Metin Soydeveli tarafından)
Devamı
Kadir  Yatağan
Yat Gölgeme
merhaba, akustik zenginliğin dalga boyu oldu...
(Kadir Yatağan tarafından)
Devamı
Kadir  Yatağan
BU NAÇİZ ŞİİR
merhaba, ramazan bey, edebi eser vurguladığ...
(Kadir Yatağan tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
SEPYA
Nurettin Önder  bir büyük şair, İçtenli...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
DELİ DER
İnsan profillemesinde şiirin betim ve mesajlama ...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Ramazan Topoğlu
BU NAÇİZ ŞİİR
Dahi de ve da.. en iyi biçim ve içerik yönünde...
(Ramazan Topoğlu tarafından)
Devamı
Osman Yüksel
***ZORDAYIM BEN BU GECE ***
Güzel bir şiir olmuş.kutlarım.....
(Osman Yüksel tarafından)
Devamı

Linkler